GEYİK AİLESİNİN DEVLERİ: MUS’LAR
MUS» (Alces), geyik ailesinin en iri üyesidir. Kuzey enlemlerin öbür hayvanlarının tepesinden bakan bu geyiğin yetişkin erkekleri omuz hizasında hemen hemen 180 - 182 santim boyunda ve 500-700 kilo ağırlığındadır. İri mus dallı boynuzlarının 30 kilo çektiği görülmüştür.
Çirkin, kaba ve hantal: Memeli hayvanların arasında gerçekten garip görünüşlü olanları vardır, çirkin, kaba ve hantal mus da onlardan biridir. Bir kere omuzları kaba etlerinden daha yüksektedir. Bacakları kambur vücuduna göre fazla uzun gözükmektedir, kısa boynuna göre ise gerçekten fazla uzundurlar. Öyle ki kısa otlara yetiÅŸebilmek için mus’un çömelmesi gerekmektedir, su içmek için de sığ suyun içine girmesi ÅŸarttır.
Bununla beraber uzun bacakları mus’a birçok bakımlardan faydalıdır. Hayvan onların sayesinde yukseklere uzanıp söğüt aÄŸaçlarının küçük dalları ve yapraklarıyla karnını doyurabilir ve yazın en sevdiÄŸi yiyecek olan nilüferleri yemek için derin sulara girebilir. Mus bazen suda karnını doyururken fazla derinlere yürür ve tamamıyla suya battığı bir an gelir. Mus’un uzun bacakları ayrıca, daha kısa bacaklı bir hayvanın aÅŸamayacağı devrilmiÅŸ ve birbirine girmiÅŸ aÄŸaçların arasında yürümesine elveriÅŸlidir.
Muazzam boynuzlar:
Erkek mus’ ların tamamıyla yassılmış ve pek çok ucu olan muazzam boynuzlan vardır. Bunlar yanlara doÄŸru 125 -175 santim kadar uzanır. Mus’un kuyruÄŸu yok denecek kadar kısa, kulakları ise iridir. Bu geyiÄŸin, uzun kafasının ucunda ÅŸiÅŸ bir burun, geniÅŸ ve sarkık bir üst dudağı vardır. Uzun ve kaba tüylü postu siyahımsı kahverengidir, fakat yüzünde, karnında ve bacaklarının alt yarısında grilikler bulunur. Deriden ve uzun tüylerden meydana gelmiÅŸ çan görünüşündeki bir çıkıntı boynundan aÅŸağı sarkar.
Çiftleşme mevsiminde korkunç kavgalar:
Mus yalnız bir hayvandır, genellikle bir eşe bağlı kalır. Erkekler, sonbahardaki çiftleşme mevsiminde dişileri elde etmek için vahşice dövüşürler. Bu düelloları yaralı ağaçlar ve parçalanmış toprak gibi izleri ormanda uzun süre göze çarpar.
Çiftleşme eylülde başlayarak ekim başına kadar devam eder. Yavru sekiz ay kadar sonra, yani aşağı yukarı mayısta dünyaya gelir. Dişi mus ilk çiftleşmesinden sonra genellikle tek yavru doğurursa da, muslarda ikiz ender değildir. Hatta
seyrek olarak üçüz bile görülür. Mus yavrusu, birçok geyiklerin yavrularının aksine, beyaz benekli veya çizgili olmayıp hemen hemen biteviye rengi bakımından annesine benzer. Mus’un tabiatta ne kadar yaÅŸadığı kesin olarak söylenemez. Esaret hayatında bir, iki yıldan fazla dayanamaz.
Mus nerelerde karnını doyurur:
Mus’un yurdu geniÅŸtir. Yazı alçak bölgelerdeki bataklıklarda ve gollü çevrelerde geçirdikten sonra, kışın daÄŸ yamaçlarındaki ormanlara yönelir. Mus yazın küçük göllerdeki sazları ve nilüferleri sever. Kışın baÅŸlıca yiyeceÄŸi söğütlerin, isfendan aÄŸaçlarının ve güvercin aÄŸacının yaprakları, sürgünleri ve körpe dallarıdır.
Yerler karla örtülü olduğu zaman , mus, devamlı gidip gelerek kısa patikaları temiz tutar. İki, üç mus bazen ormandaki aynı açıklıkta düşer, kalkar ve yiyecek kıtlaştıkça patikalarım uzatırlar.
Yeni Dünya ve Eski Dünya mus’ lari:
BirleÅŸik Amerika, Kanada ve Alaska’da, Kuzey Amerika musu’nun üç, dört türüne rastlanır. Bunların içinde en irisi ve en güçlüsü, omuz hizasında 205 - 245 santim boyunda ve en çok 900 kilo ağırlığında olabilen »Alaska musu» dur.