YARIÅžMAKTA VE ATLAMAKTA USTA KARACA

Eylül 19th, 2007 by ozlem0409

KARACA (Capreolus), Avrupa üe Asya’nın nispeten ufak geyiklerinin en güzellerinden biridir. Bu canlı, derli toplu ve gürbüz hayvan özellikle daÄŸlarda orman açıklıklarından ok gibi geçerken görülebilir.
Karaca yüksek atlamada ustadır, bele yüksek eğrelti otlarının ve süpürge otlarının üzerinden atlarken göze pek zarif görünür. Düz arazîde basını dik tutarak rahat bir yürüyüşü vardır. Kovalanınca, sık sık durarak etrafı dinler ve arkasına bakar. Siperli köşelerden çıkmaktan pek hoşlanmaz, Kayalık yarları bir dağ keçisi çevikliğiyle tırmanabilir. Karacalar pek arkadaş canlısı değillerse de birkaçının, bir ormandaki aynı küçük sahayı aralarında paylaştıkları görülebilir. Üçlü, dörtlü grupların bir arada karınlarını doyurmaları da normaldir. Bu geyikler sonbaharda yiyecek peşinde bir bölgeden bir bölgeye göç ederler. Üç yüzle beş yüz arasında karaca bir arada yürüyüş halinde görülr müştür.
Karacalar çiftleşme mevsiminde belli bazı bölgelerde toplaşarâk birbirlerinin etrafında sıçrayıp oynarlar. Dişi karaca yavrularını çiftleşmeden kırk hafta kadar sonra haziranda dünyaya getirir. Genel olarak ikiz olan yavruların koyu san veya esmer renkli postunda üç dizi beyaz benek dikkati çeker. Anne, yavrularına çok bağlıdır ve tehlike halinde bile yanlarından fazla uzaklaşmaz. Tilki veya kaya kartalı gibi düşmanların belirmesi ihtimaline karşı daima tetiktedir, bu takdirde elinden geleni yaparak yavrularını korumaya veya onları emniyetli bir yere götürmeye çalışır.
Karacalar omuz hizasında 65 - 85 santim boyunda ve yaklaşık olarak 30 kilo ağıriığmdadırlar. Boynuzları ufaktır, uzunlukları ancak 33 -40 santim kadardır. Bu boynuzlar karacanın başının tepesinden birdenbire bir arada yükselirler. Ana boynuz önce kısa bir dal vücuda getirir. Daha uzun olan arka dalın ucu çatallıdır.
Bu geyiğin vücudu yazm kahvemsi sarı, fakat kışın daha donuk kahverengi kaim ve sert tüylerle kaplıdır. Kaba etlerle güdük kuyrukta parlak bir beyaz leke göze çarpar. Karacanın çoban köpeğininkini hatırlatan sert ve gürültülü bir havlayışı vardır.

ESKİ DÜNYA KARİBUSU

Eylül 19th, 2007 by ozlem0409

«Eski dünya karibusu» (Rangifer tarandus) ile akrabaları bir vakitler İskandinav yarımadası ile Sibirya arasında dolaşır dururlardı. Bugün Sibirya’nın dışında yabanileri kalmamış gibidir. Fakat bu geyikler «ren geyiÄŸi» adı altında ve eveilleÅŸmiÅŸ sürüler halinde kuzeyde hayli yaygındırlar.

ORMAN KARİBUSU

Eylül 19th, 2007 by ozlem0409

«Orman Karibusu» (Rangifer caribou), kıraç toprak karibusu’ndan daha koyu renkli ve daha ağır yapılıdır. Dallı boynuzları da, yanlara daha az açılmakla beraber, daha kalın ve daha yassıdır. Bu kanada hayvanının birçok akraba türleri vardır.

KIRAÇ TOPRAK KARİBUSU

Eylül 19th, 2007 by ozlem0409

Bazı önemli Karibu’lar
«Kıraç toprak karibusu» (Rangifer arcticus) adını, yurdu Kuzey Kanada’daki kıraç arazilerden alır. Alaska tunduralarmda da bulunur. Hatta karibu orada en yaygın iri av hayvanıdır. Görünüşe bakılırsa, güvenlikleri pek o kadar tehlikede olmamakla beraber, bu geyikler gitgide kuzeye çekilmektedirler.
Kıraç toprak karibuları’nm dallı boynuzlan genellikle çok uzun ve incedir, yassümış uçlarından ise birçok diÅŸ çıkıntı yapar. BaÅŸka karibu’ larla ortak özellikleri ÅŸunlardır:
Toynaklı ayakları genellikle enli ve yayıktır. Bunlara ayrıca «yalancı toynak» denilen küçük toynak kalıntıları baÄŸlı bulunur. Bu yalancı toynakların karlı arazide yürümeye yardımları vardır. Karibu’nun burnunun tüylerle örtülü olması, büyük soÄŸuklarda iyi bir korunma tedbiridir.
Kıraç toprak karibuları, genel olarak kahverengidir, sırtlarının rengi daha açık ve daha grimsi, bacaklarıyla kafaları daha koyu olur. Boyunlarındaki ve boğazlarındaki yeleler beyaz veya beyazımsıdır. Bu hayvanlar arasında boy bakımından büyük fark vardır. Omuz hizasındaki boyları 100-150 santim arasında oynar. Ağırlıkları arasındaki fark da büyüktür. 100 kilo ağırlığında olanları bulunduğu gibi, 350 kilolukları da vardır.
Kıraç toprak karibusu için çiftleşme mevsimi göç zamanına rastlayan eylül veya ekimdir. İri gözlü ve benekli yavrular, bir türlü geceye yer vermeyen bir haziran gününde o sırada nefis ilkbahar çiçekleriyle kaplı Kuzey Kutbu kundurasında dünyaya gözlerini açarlar.
BirleÅŸik Amerika’da karibu soyunun tükenmeye yüz tuttuÄŸuna balkılırsa, bu geyiÄŸin, bugünkü varlığını ve nüfusunu yurdunun uzaklığına borçlu olduÄŸu söylenebilir. Karibu’ nun alıkta gezmek alışkanlığı, ve gözlerinin zayıf oluÅŸu, avcılara ve kurda kolay yem olması sonucunu doÄŸurur.
Kıraç toprak karibusu’nun birçok türleri vardır. Bunlardan «Grönland karibusu» ufak, açık renkli ve ince boynuzlu bir geyiktir. DonmuÅŸ Grönland topraklarında yaÅŸayan güçlü insanların yiyeceÄŸini, giyimini ve çadırlarını temin eder. Kraliçe Charlotte adasındaki «cüce fcaribu» ise omuz hizasındaki 83-84 santimlik boyuyla karibu’larm arasında cüce sayılır.

REN GEYİKLERİ

Eylül 19th, 2007 by ozlem0409

KUZEY ÜLKELERİNİN HIRÇIN YARATIKLARI

AVRUPA ülkelerinin Noel ve yılbaşı kartlarında en çok yer alan hayvan «Ren geyiÄŸi» dir. Noel Baba’nın kızağını da onlar çeker. Fakat bu iri hayvanların her zaman uysal ve sevimli yaratıklar olduÄŸunu sanmak yanlıştır. Özellikle çiftleÅŸme mevsiminde pek tehlikeli olurlar. Bu arada ortalık, çatışan boynuzlarının çatırtısıyla çınlar. Erkek Ren geyikleri’nin diÅŸilere hâkim olmak için giriÅŸtikleri bu dövüşler pek çok insanın da hayatına malolmuÅŸtur.

Yabani ve evcilteÅŸtirilmiÅŸ Ren geyikleri:

Ren geyiklerine «Buzlu Kuzeyin Develeri» denilmiÅŸtir. «Misk sığırı» hesaba katılmayacak olursa, en kuzeyde yaşıyan toynaklı hayvanlar onlardır. Gerek Yeni Dünya’da, gerekse Eski Dünyada orman sınırının kuzeyine çıkarak Kuzey Kutbu Dairesi’nin içine girerler.
Bu geyiklerin yabanilerine «karibu» denilir. Bugün karibu’lara baÅŸlıca Yeni Dünya’da rastlanır. «Kıraç
toprak karibusu», «orman karibusu» ve «daÄŸ karibusu» diye isimlendirilen üç türü vardır. Bir de evcil tipi ren geyiÄŸi olarak tanınan bir «Eski Dünya karibusu» vardır. Ren geyikleri Yeni Dünya’ya sonradan sokulmuÅŸ ve bir yiyecek ve giyim kaynağı olarak Esksimolaria büyük faydaları dokunmuÅŸtur.

EÅŸsiz boynuzlar:

Karibu (Rangifer), her iki cinsi de boynuzlu olan tek geyiktir. Yavrularının bile doğumdan iki ay sonra meydana çıkan çiviye benzer bir çift ufak boynuzu vardır.
Karibu boynuzları gerçekten gösterişlidir. Ana boynuz zarif bir kavisle arkaya ve yukarıya doğru kıvrılır, yükseldikçe genişler, sonra öne eğilerek ve el ayası gibi yassılarak son bulur.
Uçların şekli ve sayısı değişiktir. Enli ve dikey bir el ayası veya «kürek» şeklinde yüze doğru inen kavisli uç çoğunlukla yalnız bir boynuzda gelişir. Bu «küreğin», karibu
nun, karı kazıyarak baÅŸlıca yiyeceÄŸiÄŸini meydana getiren yosunları bulmasına yaradığı sanılmaktadır. Bununla beraber karibu toprağı ve karları ayaklarıyla daha iyi kazıyabilir. Erkek karibu’ların dallı boynuzları kış başında düşer, fakat diÅŸilerinki mayısa kadar baÅŸlarında kalır.

Kalabalık sürüler, uzun göçler:

Karibu, bütün geyiklerin en arkadaÅŸ canlısı ve aynı zamanda en göçebesidir. En kuzeydeki gruplardan bazıları daha aÄŸustosta güneye hareket için toplaÅŸmaya baÅŸlarlar. Karibu’lardari bazıları, açık tundralardan siperli ormanlara göç ederken yüzlerce kilometre yol alabilirler. Göç halindeki sürüler çoÄŸu zaman birkaç bin baÅŸlıktır.

GEYİK AİLESİNİN DEVLERİ: MUS’LAR

Eylül 19th, 2007 by ozlem0409

MUS» (Alces), geyik ailesinin en iri üyesidir. Kuzey enlemlerin öbür hayvanlarının tepesinden bakan bu geyiğin yetişkin erkekleri omuz hizasında hemen hemen 180 - 182 santim boyunda ve 500-700 kilo ağırlığındadır. İri mus dallı boynuzlarının 30 kilo çektiği görülmüştür.
Çirkin, kaba ve hantal: Memeli hayvanların arasında gerçekten garip görünüşlü olanları vardır, çirkin, kaba ve hantal mus da onlardan biridir. Bir kere omuzları kaba etlerinden daha yüksektedir. Bacakları kambur vücuduna göre fazla uzun gözükmektedir, kısa boynuna göre ise gerçekten fazla uzundurlar. Öyle ki kısa otlara yetiÅŸebilmek için mus’un çömelmesi gerekmektedir, su içmek için de sığ suyun içine girmesi ÅŸarttır.
Bununla beraber uzun bacakları mus’a birçok bakımlardan faydalıdır. Hayvan onların sayesinde yukseklere uzanıp söğüt aÄŸaçlarının küçük dalları ve yapraklarıyla karnını doyurabilir ve yazın en sevdiÄŸi yiyecek olan nilüferleri yemek için derin sulara girebilir. Mus bazen suda karnını doyururken fazla derinlere yürür ve tamamıyla suya battığı bir an gelir. Mus’un uzun bacakları ayrıca, daha kısa bacaklı bir hayvanın aÅŸamayacağı devrilmiÅŸ ve birbirine girmiÅŸ aÄŸaçların arasında yürümesine elveriÅŸlidir.

Muazzam boynuzlar:

Erkek mus’ ların tamamıyla yassılmış ve pek çok ucu olan muazzam boynuzlan vardır. Bunlar yanlara doÄŸru 125 -175 santim kadar uzanır. Mus’un kuyruÄŸu yok denecek kadar kısa, kulakları ise iridir. Bu geyiÄŸin, uzun kafasının ucunda ÅŸiÅŸ bir burun, geniÅŸ ve sarkık bir üst dudağı vardır. Uzun ve kaba tüylü postu siyahımsı kahverengidir, fakat yüzünde, karnında ve bacaklarının alt yarısında grilikler bulunur. Deriden ve uzun tüylerden meydana gelmiÅŸ çan görünüşündeki bir çıkıntı boynundan aÅŸağı sarkar.

Çiftleşme mevsiminde korkunç kavgalar:

Mus yalnız bir hayvandır, genellikle bir eşe bağlı kalır. Erkekler, sonbahardaki çiftleşme mevsiminde dişileri elde etmek için vahşice dövüşürler. Bu düelloları yaralı ağaçlar ve parçalanmış toprak gibi izleri ormanda uzun süre göze çarpar.
Çiftleşme eylülde başlayarak ekim başına kadar devam eder. Yavru sekiz ay kadar sonra, yani aşağı yukarı mayısta dünyaya gelir. Dişi mus ilk çiftleşmesinden sonra genellikle tek yavru doğurursa da, muslarda ikiz ender değildir. Hatta
seyrek olarak üçüz bile görülür. Mus yavrusu, birçok geyiklerin yavrularının aksine, beyaz benekli veya çizgili olmayıp hemen hemen biteviye rengi bakımından annesine benzer. Mus’un tabiatta ne kadar yaÅŸadığı kesin olarak söylenemez. Esaret hayatında bir, iki yıldan fazla dayanamaz.

Mus nerelerde karnını doyurur:

Mus’un yurdu geniÅŸtir. Yazı alçak bölgelerdeki bataklıklarda ve gollü çevrelerde geçirdikten sonra, kışın daÄŸ yamaçlarındaki ormanlara yönelir. Mus yazın küçük göllerdeki sazları ve nilüferleri sever. Kışın baÅŸlıca yiyeceÄŸi söğütlerin, isfendan aÄŸaçlarının ve güvercin aÄŸacının yaprakları, sürgünleri ve körpe dallarıdır.
Yerler karla örtülü olduğu zaman , mus, devamlı gidip gelerek kısa patikaları temiz tutar. İki, üç mus bazen ormandaki aynı açıklıkta düşer, kalkar ve yiyecek kıtlaştıkça patikalarım uzatırlar.

Yeni Dünya ve Eski Dünya mus’ lari:

BirleÅŸik Amerika, Kanada ve Alaska’da, Kuzey Amerika musu’nun üç, dört türüne rastlanır. Bunların içinde en irisi ve en güçlüsü, omuz hizasında 205 - 245 santim boyunda ve en çok 900 kilo ağırlığında olabilen »Alaska musu» dur.

BATAKLIK GEYİĞİ veya SUASUPUKU

Eylül 19th, 2007 by ozlem0409

«Bataklık geyiÄŸi» (Blastocerus dichotomus) Güney Amerika’nın en iri ve en güzel geyiÄŸidir. Brezilya ile Arjantin’in ormanlık kısımlarının arasında yaÅŸar. Bu bataklık seven geyik, yaklaşık olarak bir kızıl geyik iriliÄŸindedir. UzunluÄŸu 50 santimi geçebilen dallı boynuzları önce iki eÅŸit dala bürünürler, sonra bunda bölünmeye devam ederek iki dallı boynuzdan on uç meydana getirirler. Hayvanın rengi genel olarak yazın kızılıma kestanedir, kışın daha koyulur.
Bataklık geyiÄŸi’nin akrabası pampa geyiÄŸi Brezilya ile Kuzey Patagonya arasındaki pampalarla çayırlarda yaÅŸar. Amerika geyiklerinin en ufak sayılan «Şili pudusu» omuz hizasında 32 - 33 santim boyunda ve en çok 12 kilo ağırlığındadır. Tuzlu suda yüzmeyi sevdiÄŸinden Åžili kıyılarındaki Çiloe adasına yüzerek gider gelir. Yavruları evcillestirilebilir.

AND GEYİĞİ veya HUEMUL veya TARUGA

Eylül 19th, 2007 by ozlem0409

«And geyiÄŸi» (Hippocamelus), yükseklerin âşığıdır. Peru Artd geyiÄŸi, Peru’da And’ların 4800 metre yüksekliklerinde yaÅŸar. Akrabası Åžili And geyiÄŸi, Åžili ile Batı Arjantin’in üzerinden hemen hemen Magellan boÄŸazına kadar uzanan bir daÄŸ silsilesinin orman sınırının altındaki bölgelerinde bulunur. Her iki And geyiÄŸinin de kendileri için zararlı bir özellikleri vardır.

İhtiyatlı değillerdir:

And geyikleri veya öbür adlarıyla Huemul’lar anlaşılmayan bir sebepten dolayı güvenliklerini hiç düşünmezler. Bir avcı bir keresinde dört And geyiÄŸi’ ne enikonu yaklaÅŸtığını, içlerinde en irisini gözüne kestirerek silâhını ateÅŸlediÄŸini, fakat mermisini isabet ettiremediÄŸini anlatıyor. And geyiÄŸi ikinci bir mermiyle yere serilmiÅŸ, fakat üç arkadaşı kaçacak yerde ÅŸaÅŸkın ÅŸaÅŸkın etraflarına bakınmışlar ve oralarda badi badi gezinmeye devam etmiÅŸlerdi. Halbuki aynı tepenin yamacındaki bir guanako sürüsü daha ilk patlamada tabanları yaÄŸlayarak kayıplara karışmıştı.
And geyiÄŸi’nin omuz hizasında boyu 98 - 69 santimdir. 12,5 santimlik kuyruÄŸu ile birlikte tekmil uzunluÄŸu 167-168 santimdir. Erkeklerin aÅŸağı yukarı 25 santimlik ağır boynuzlan bir tek sade çatal ile iki uçtan meydana gelir. Kılları oldukça kaba ve kalın olup kahvemsi veya sarımsı kahverengidir.

KARİAKU

Eylül 19th, 2007 by ozlem0409

ORTA VE GÜNEY AMERİKA GEYİKLERİ

»Kariku» ya (Mazama), Meksika’ dan baÅŸlayarak bütün Orta Amerika ile Güney Amerika’da rastlanılır. Amerikalıların «broket» dedikten bu geyiÄŸin, başının yarısı uzunluÄŸunda tasa, dalsız ve çivili dümdüz boynuzları vardır.
Bu grubun bütün üyeleri, omuz hizasında ortalama boylan 60 santimi geçmeyen bodur geyiklerdir. Orta
Brezilya’nın cüce kariakusu, omuz hizasındaki 47-48 santim boyuyla gerçek geyiklerin en küçüklerindendir. Bu hayvanların vücut rengi baÅŸlıca kahverengidir.

Tetik, ürkek ve çekingen

Kariaku’lar deniz seviyesiyle 4800 metre yükseklik arasındaki sık aÄŸaçlı ormanların sık çalılıklarına raÄŸbet ederler. BaÅŸka geyikler gibi aÄŸaçlarla çalıların yaprakları, küçük dalları ve sürgünleriyle beslenir ve geviÅŸ getirirler.
Tetik, ürkek ve çekingen kariaku’lar en fazla sabah erken ve akÅŸam geç vakit faaldirler. Bu çekingen hayvanların düşmanları çoktur: BaÅŸta iri yılanlarla büyük kediler gelir.
Kariaku’lar arkadaÅŸ canlısı hayvanlar deÄŸillerdir. Sürü halinde toplanmazlar. ÇoÄŸu zaman bir erkekle bir diÅŸi beraberdir. YetiÅŸkin bir diÅŸi kariaku için ortalama yavru sayısı ikidir. Yavrular doÄŸdukları zaman beyaz beneklidirler. DoÄŸumdan kısa bir süre sonra ayaÄŸa kalkabilir, birkaç güne kalmadan anneleriyle gezintilere çıkabilirler.
Kariaku’ların kolaylıkla ayırt edilen en azından yedi türü ve bunların alttürleri vardır. En iyi bilineni Orta Amerika’nın kızıl kariakusu’dur.

Kolombiya Kara Kuyruklu Geyikleri

Eylül 19th, 2007 by ozlem0409

Cesur Yaratıklar:

Kolombiya kara kuyruklu geyiÄŸide öbür katır geyikler gibi hayatını pahalıya satan cesur bir yaratıktır. Amerikalı bir biyologun karşılaÅŸtığı sahne buna delildir. Bilgin, BirleÅŸik Amerika’nın Oregon eyaletindeki bir koruda gezinirken birdenbire iri bir erkek Kolombiya kara kuyruklu geyiÄŸi’yle yetiÅŸkin bir pumanın iskeletlerini yan yana görmüştü. Da hayvanın ölesiye boÄŸuÅŸtuÄŸu belli oluyordu Puma’nın kafasının tepesin deki yuvarlak bir delik ihtimal geyiÄŸin dallı boynuzlarının sivri uçlarından biri tarafından açılmıştı. Bu da Kolombiya kara kuyruklu geyıgı nin dövüşürken can vermekle beraber bu arada puma’yı da Ölüm derecesinde yaraladığını gösteriyordu. Kolombiya kara kuyruklu geyıgı ün yurdu, Sitki geyigi’ninkınden daha uzundur: Kuzey Amerika’nın Pasifik kıyısında Britanya Kolombiya ile Kaliforniya arasındaki dar bir kuÅŸağı kaplar. Kolombiya kara kuyruklu geyiÄŸi ile Sitka geyiÄŸi, yuzu siyah renkte olan oldukça uzun kuyruklarından ve eÅŸit uzunlukta iki ana dalı olan boynuzlarından kolayca tanınırlar.
Bu küçük hayvanlar iyi yüzücü olsalar gerektir. Fırtınalı havada kıyıdan hemen hemen 5 kilometre açıkta yüzerken görülmüşlerdir.